Dine sövmek serbest mi?
Gelin bugün toplum olarak nasıl bir noktada olduğumuzu “sadece bir örnek olay üzerinden” size anlatayım.
Mensubu olduğunuz siyasi partinin liderine veya tuttuğunuz bir futbol takımına veya futbolcusuna veya tanıdığınız birine, yakınınıza sayıldığında, sövüldüğünde yahut onlar hakkında bir yalan uydurulduğunda, onlara “mecazen” bir savaş açıldığında aslan kesiliyoruz.
“Vay Cumhurbaşkanına nasıl hakaret eder?”, “Vay falanca lidere nasıl bunu yapar?” diye, o kişiyi durağa gelmeden alıp kodese tıkıyoruz.
Sosyal medyada “sözüm ona” binlerce, milyonlarca cengâver (!), kalemşor başlıyor bu kişiyi linç etmeye, sayıp, sövmeye…
Elbette kimsenin kimseye hakaret etme, sayma, sövme, hakaret etme hakkı yok.
Demokratik tepkilerin gösterilmesi de normal ama aynı şey Allah, din, Kur’an, peygamber olduğunda herkes kör, sağır, dilsiz kesiliyor.
“Bundan daha vahim, bundan daha büyük zalimlik ne olabilir?” diye düşünmeden edemiyorum.
Düşünün; “güya” hacı, hoca, tarikat şeyhi diye onlarca kişi çıkıyor etrafına “bir sürü” dangalağı topluyor ve “sözde” vaaz, nasihat ediyor adı altında bunu da sosyal medyada “din adına” yayımlıyor. Binlerce, milyonlarca kişi de bunları izliyor.
Adamların yaptığı “resmen” dini ifsat etmek; Allah’a, Kur’an-ı Kerim’e, peygambere savaş açmak, bu dini bidatlarla çürütmeye çalışmak!
Adam; peygamber adına yalan uyduruyor, bir Allah’ın kulu çıkıp, tek kelime etmiyor.
Veya iktidardan veya güvenlik güçlerinden veya Diyanet’ten “çıt” çıkmıyor.
Allah, billah, Kur’an aşkına; bu durum toplumsal çürüme, yozlaşmanın ve en kutsalımızın dini değerlerine karşı bu kadar mı duyarsızlaşmasına neden oldu?
Bu kadar mı çürüdük?
Görünen o ki ve ne yazık ki, durum böyle.



