Bu Valiyi çok ararız...

Bu Valiyi çok ararız...
Edtör Editör
Haber Makale İç ReklamReklam Alanı

Son birkaç aydır Kayseri’de “en çok” tartışılan, gündemde olan konuların başında Valiler Kararnamesi geliyor. Emniyet Müdürlerinin görev yerlerinin değiştirilmesinden sonra bu konu çok daha fazla konuşulmaya başlandı.

Hatta bu konu siyasetçilerin de gündemine geldi. Bu durum gazetecilik mesleğim boyunca hiç şahit olmadığım bir şey.

AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Millî Savunma Komisyonu Başkanı ve Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan ve başka siyasetçiler bile Valiler Kararnamesi konusunda sorulara muhatap oldular ve kamuoyuna “Vali Gökmen Çiçek’in Kayseri’de kalması yönünde” açıklama yaptılar.

Aslında bu çok da siyasi teamüllerde görmediğimiz bir yöntemdi.

Bugüne kadar şehrimizden bir sürü Vali geldi, gitti. Ne kamuoyunda bu kadar konuşuldu ne de siyasetin gündemine geldi.

Tabii “Bunun nedeni nedir?” diye soracak olursanız, Vali Gökmen Çiçek’in görev yaptığı süre boyunca Kayseri’de bıraktığı etki, izlenim.

Haliyle iş adamına, vatandaşa, amire, memura, öğrenciye, bürokrata, eğitime, spora kısacası her kesime dokunduğu için siyasetçiler de gittikleri yerde bu tür sorularla muhatap oluyorlar. Çünkü Vali Gökmen Çiçek gerçekten Kayseri’de derin bir iz bıraktı, sevildi. Dolayısıyla bu konunun bu kadar gündemde olmasını buna bağlamak gerekiyor.

Yoksa Sayın Çiçek’ten önce de şehrimizde görev alan Valilerimiz gitti, geldi; pek çok insanın haberi bile olmuyordu.

Şimdi diyeceksiniz ki, “Vali Gökmen Çiçek sadece Kayseri’de mi sevildi?”

Dün, Sayın Çiçek’in babaannesi Sara Çiçek’in cenazesi için Gebze’deydim.

Valimiz Sayın Çiçek, Özel Kalem Müdürü Osman Bey’e, “Kayseri’deki yöneticilerimize, protokole, haber vermeyelim. Kimse işinden gücünden geri kalmasın. Duyan gelmek ister. Kimseyi de uzun yolculuk riskine maruz bırakmayalım” şeklinde bir talimatı olmuş.

Bu talimata rağmen, üzücü haberi “bir vesileyle” alıp, cenaze için Kocaeli/Gebze’ye ulaşan Kayserili birkaç iş insanı da gördüm.

Defin sonrasında Mehmet Akif Ersoy Camii altındaki Taziye Evi’ne geçtik.

Öğrendim ki, Gebze’de taziyeleri vermek ve kabul etmek için cenaze sonrasında “camilerin altındaki” taziye evleri kullanılıyor. Akşam saatlerine kadar da o taziye evinde Kur’an okunuyor, dualar ediliyor.

Dedikodu, gıybet, siyaset, futbol yok yani!

Taziye Evi’nde Sayın Çiçek’in kayınbabası Lokman Bey ile tanışıp sohbet etme fırsatım oldu. Oldukça mütevazı, samimi, son derece doğal, içten bir Anadolu insanı. Lokman Bey, dünürü İbrahim Çiçek’ten söz ederken, “Aynı muhitin insanlarıyız” cümlesini kurdu.

Belli ki, bu iki isim de yıllar içerisinde ilçede bir hayli çevre edinmişler.

Açıkçası, “Kayseri protokolü de gelmeyecek” düşüncesiyle bu kadar bir kalabalık olacağına pek ihtimal vermiyordum.  Ancak cenaze namazı, defin ve sonrasındaki saatlerde yoğunluk hiç eksik olmadı.

Taziye evi, oradan ayrılış saatim olan 17’ye kadar “adeta” doldu, doldu, taştı.

Cenaze töreni ve sonrasında gün boyunca gözlemlediğim şey şu oldu:

Bizler, Sayın Çiçek sadece Kayseri’de seviliyor sanıyorduk. Hatta Kayseri’ye uğurlandığı Afyonkarahisar’daki sevgi selini anlamlandırmaya çalışıyorduk. Meğerse Valimiz memleketi Gebze’de de oldukça seviliyormuş.

Hâsılı; Sayın Çiçek’e yönelik bu sevginin bir tesadüf değil ülkesi ve milletine hizmete “aşkla” adanmanın tezahürü olduğu aşikâr.

Kayseri ve Kayserililer olarak bu Valiyi çok ararız, çok.

486 kez okundu
GÖNDER
whatsapp WhatsApp ihbar hattı
0 533 639 19 60
Haber Detay iç, Makale Detay içReklam Alanı
×
Birden çok mail adresi varsa mail adreslerini virgül ile ayırınız
Max 200 karakter
Gönder
×