YENİ Partili Genç, çiftçilerin sorunlarını Meclis'e taşıdı
YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu'nda Yeşilhisar ve Yahyalı başta olmak üzere Kayseri'deki üreticilerin yaşadığı sorunları gündeme taşıdı. Şeker pancarı, buğday, çerezlik ayçiçeği, kabak çekirdeği ve elma üreticilerinin karşı karşıya kaldığı fiyat ve maliyet sorunlarına dikkat çeken Genç, “Ürünün fiyatını gerçek maliyete göre belirleyin, kota fazlası ürünü sahipsiz bırakmayın, çiftçinin borcunu hafifletin” çağrısında bulundu.
YENİ Parti Kayseri Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Kayseri'deki çiftçilerin sorunlarını gündeme getirdi.
Yeşilhisar'da üreticilerin artan girdi maliyetleri, alım fiyatları, ürünlerini pazarlama güçlükleri ve borç yüküyle karşı karşıya kaldığını belirten Genç, şeker pancarından buğdaya, çerezlik ayçiçeğinden elma ve kabak çekirdeğine kadar farklı ürünlerde yaşanan sorunları sıraladı.
“PANCAR FİYATI YÜZDE 20 ARTTI, GİRDİ MALİYETLERİ YÜZDE 100 YÜKSELDİ”
Yeşilhisarlı şeker pancarı üreticilerinin yaşadığı ekonomik güçlükleri gündeme getiren Genç, pancarın prim dâhil ton başına alım fiyatının bir yılda yüzde 20 artışla 3 bin 720 liraya yükseldiğini, buna karşılık aynı süreçte üretim girdilerinin yüzde 100 zamlandığını söyledi.
Üreticiler açısından maliyet ve alım fiyatları arasındaki dengesizliğe dikkat çeken Genç, kota fazlası şeker pancarının alınmayacağı yönündeki bildirimlerin de çiftçilerin karşı karşıya kaldığı sorunları artırdığını ifade etti.
“BUĞDAY ÇİFTÇİNİN ELİNDEN ÇIKTIKTAN SONRA FİYAT 20 LİRAYI AŞTI”
Buğday üreticilerinin yaşadığı fiyat sorununu da gündeme taşıyan Genç, çiftçinin ürününü 14 lira 75 kuruştan sattığını, ancak buğday üreticinin elinden çıktıktan sonra fiyatın 20 liranın üzerine yükseldiğini belirtti.
Bu artıştan ürününü daha önce satmış olan üreticilerin yararlanamadığını vurgulayan Genç, “Yani artış çiftçiye değil, sonrasına yaradı” dedi.
“AYÇİÇEĞİ 90 LİRADAN 55 LİRAYA DÜŞTÜ, ELMA DALDA KALIYOR”
Kayseri'deki tarımsal üretimin farklı alanlarında yaşanan sorunlara da değinen Genç, çerezlik ayçiçeğinin geçen yıl 90 lira olan fiyatının bu yıl 55 liraya kadar gerilediğini söyledi.
Kabak çekirdeği fiyatlarının yerinde saydığını, Yeşilhisar ve Yahyalı'da ise elmaların dalında kaldığını dile getiren Genç, üreticilerin emeğinin karşılığını alamadığını belirtti.
“ÇİFTÇİNİN BORÇ YÜKÜNÜ HAFİFLETİN”
Artan üretim maliyetlerinin ve ürün fiyatlarında yaşanan sorunların gelecek sezon ekimlerini de tehdit ettiğini belirten Genç, çiftçilerin üretime devam edebilmek için ekonomik desteğe ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Üreticilerin yaşadığı güçlükleri Meclis gündemine taşıyan Genç, iktidara alım fiyatlarının gerçek üretim maliyetlerine göre belirlenmesi, kota fazlası ürünlerin değerlendirilmesi ve çiftçilerin borç yükünün hafifletilmesi çağrısında bulundu.
Aşkın Genç'in konuşması şu şekilde:
“Türkiye’de milyonlarca vatandaş maaşını aldığında önce kirayı düşünüyor. Kirayı ödedikten sonra kara kara ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor. Ev sahibi olmak isteyenlerin karşısına ise milyonlarca liralık konut fiyatları ve maaşları aşan kredi taksitleri çıkıyor. TÜİK’in 2025 verilerine göre, en düşük gelirli yüzde yirmilik kesim tüketim harcamalarının yüzde 39’unu konut ve kiraya, yüzde 29’unu gıdaya ayırıyor. Yani hanelerin her 100 liralık harcamasının yaklaşık 68 lirası yalnızca bu iki kaleme gidiyor. Üstelik konut ve kiranın payı 2023’te yüzde 29’idi, iki yılda yaklaşık on puan yükseldi. Vatandaş daha uygun bir ev bulmak için işinden, okulundan uzaklaştığında bu kez yol masrafı ve zaman kaybıyla karşılaşıyor. Son açıklanan ekim verilerinde genel enflasyon yaklaşık yüzde 30 iken kiracıların ödediği kiralarda yıllık artış neredeyse yüzde 40’a yaklaştı. Kira, genel fiyat artışından daha hızlı yükseliyor. Ev sahibi olmanın hesabı daha ağır. Ekim ayı piyasa verilerine göre Türkiye’de ortalama konut fiyatı yaklaşık 5,5 milyon lira. Net asgari ücret ise 28 bin lira. Bir asgari ücretli hiçbir harcama yapmadan bütün maaşını biriktirse, bugünkü fiyatla ortalama bir ev için 16 yıldan fazla çalışmak zorunda. Kredi de çözüm olmuyor. Ekim sonunda bir milyon liralık, on yıl vadeli konut kredisinin en düşük aylık taksitlerinden biri 29 bin 700 lira. Ortalama konut bedelinin beşte birinden azını karşılayan kredinin taksiti bile asgari ücretin üzerinde. TÜİK’in ikinci çeyrek verilerinde yapı ruhsatı verilen daire sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,5 azaldı. Ağustosta inşaat maliyetleri de yıllık yaklaşık yüzde 30 arttı. Uygun fiyatlı konut arzı için planlama ve finansman politikasını birlikte düşünmek gerekiyor. Barınmanın bir de güvenlik boyutu var. TÜİK’e göre nüfusun yüzde 28’i yalıtım sorunları nedeniyle evini ısıtmakta zorlanıyor. Milyonlarca bağımsız bölümün deprem açısından riskli olduğu belirtiliyor. Dar gelirli vatandaş, güvenli bir konuta taşınmanın veya binasını yenilemenin maliyetini nasıl karşılayacak? Barınma politikası; kira yükünü hafifletmeyi, erişilebilir sosyal kiralık konut üretmeyi, öğrencilerin barınma ihtiyacını karşılamayı ve dar gelirliyi yerinden etmeden güvenli dönüşümü sağlamayı hedeflemeli. Bu nedenle barınma krizinin tüm boyutlarının Meclis tarafından araştırılmasını gerekli ve yerinde görüyoruz. Sayın Başkan, kalan süremde seçim bölgem Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesindeki çiftçilerimizin sorunlarına değinmek istiyorum. Yeşilhisar ilçemizde çiftçimiz üretmeye çalışıyor ama emeğinin karşılığını alamıyor. Şeker pancarının alım fiyatı bir yılda yalnızca yüzde 20 artarak prim dahil 3 bin 720 liraya çıktı. Buna rağmen aynı süreçte girdi fiyatları yüzde 100 arttı. Üstelik kota fazlası pancarın alınmayacağı bildiriliyor. Buğday çiftçinin elinden 14 lira 75 kuruşa alındı, ürün üreticinin elinden çıktıktan sonra fiyat 20 liranın üzerine yükseldi. Yani artış çiftçiye değil, sonrasına yaradı. Türkiye’nin en güzel elmalarını yetiştiren Yeşilhisar ve Yahyalı’da ne yazık ki dalında kalıyor. Çerezlik ayçiçeği geçen yıl 90 lira iken, bugün 55 liraya düştü. Kabak çekirdeği yerinde sayıyor, çiftçi açıkça söylüyor: ‘Böyle giderce ekim yapamayacağız.’ İktidara çağrıda bulunuyoruz: Ürünün fiyatını gerçek maliyete göre belirleyin, kota fazlası ürünü sahipsiz bırakmayın, çiftçinin borcunu hafifletin. Ürün kurtarılmazsa Türkiye üretemez.”



