Sizin hiç anneniz, babanız, kardeşiniz, evladınız veya bir yakınınız ölümle burun buruna geldi mi?
Böyle bir durumda hiç hastane kapısında bekletildiğiniz oldu mu?
Bir insanın başına gelebilecek en vahim, en acıklı anlardan birinde “çaresizce” hastanıza herhangi bir hastanede yer aramak zorunda kaldınız mı?
Hastanızı öylece bırakıp sağı solu arayıp “yalvar yakar” hastaneye yerleştirmeye çalıştınız mı?
Günlerce herhangi bir hastanenin yoğun bakımına alınsın diye bir yandan dua ettiğiniz bir yandan da çaresizce birilerinden medet umduğunuz oldu mu?
Bu satırlar bazıları için hayalî gelebilir…
Ama ne yazık ki bu manzaralar her gün Kayseri’de onlarca kez tekrarlanıyor… Hem de son birkaç senedir.
Kayseri’de yoğun bakım hastalarına yer bulmak neredeyse imkânsız hale geldi. Başka illere hasta transferleri yapılıyor. Öyle ki büyük bir kamu hastanemizin kapısından hasta taşıyan ambulansların geri çevrildiği bile oldu!
Peki, bu kadar vahim bir tablo herkesin gözü önünde cereyan ederken neden çözüm bulunmuyor, neden kimse çare aramıyor dersiniz?
Çok mu zor, çok mu içinden çıkılmaz bir durumla karşı karşıyayız?
Bu soruyu ve cevabını halkımız adına şehrimizi, ülkemizi yönetenlere sormak gerekiyor.
Gelin sizin adınıza ben sorayım.
Sayın Valim,
Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım ve diğer belediye başkanlarım,
Sayın milletvekillerim,
Sayın il başkanlarım,
Sayın İlçe başkanlarım,
Sayın Sağlık Müdürüm,
Sayın başhekimlerim,
Sayın hekimlerim
Diğer sayınlar ve sayın olmayanlar!
Gerçekten bu meselenin çözülmesi çok mu zor?
Birkaç yıldır “kartopu gibi” büyüyen bu meseleyi görüp de tedbir almamak, çözümler üretmemek, insanları bu kadar ağır bir sorunla karşı karşıya bırakmak hangi vicdana sığıyor?
Malumunuz olduğu üzere pek çoğunuzun böyle bir problemi olmadı, olmaz da!
Allah daha çok versin, ekonomik durumunuz yerinde. Ya özel hastaneleri tercih edersiniz ya da bir telefonla işlerinizi çözer, istediğiniz hastanede yer bulabilirsiniz.
Ama “emin olun” yüz binlerce fakirin böyle bir imkânı bulunmuyor. Onların tek sığınağı devlet ve devletin sahip olduğu hastaneler.
Bu hastanelerin de “ihtiyaç olduğunda” onlara yüz çevirmesi değil, el atmasını beklemek, onların en doğal hakkı.
Ve gelin bu hakkı ellerinden almayın, gelin bu işe çözüm bulun.
Ey milletvekillerimiz!
Her gün sosyal medya hesaplarınızdan uçup kaçmayı, çiçek böcek paylaşmayı bırakın da şehrimizin böylesine hayati meselelerine çözüm bulmak için bir araya gelin.
İnanıyorum ki, şehrimizin yöneticileri böyle bir mesele için bir araya gelseler, sivil toplum kuruluşları ve iş insanlarının da desteğini alarak, birkaç ayda bu sorunu ortadan kaldırabilirler.
Ama önce kabak gibi ortada olan tabloyu görmeleri lazım…
Bütün mesele görmeyi istemek…



